Elle Woods: “Aptal sarışın” kalıplarını yıkmak
Işıklar, kamera…
Bir saniye, bu benim repliğim.
Bugün sahneyi harika bir misafir yazarımıza bırakıyoruz.
Lumos’ta farklı seslere, farklı bakış açılarına ve üzerine konuşmaya değer karakterlere her zaman yer var. Bu haftaki konuğumuz ise pembe giyinmekten, feminenliğinden ve kendisi olmaktan asla vazgeçmeyen; “aptal sarışın” kalıbını zekâsı ve azmiyle yerle bir eden Elle Woods.
Hazırsanız, sahneyi ona bırakıyoruz.
Elle Woods: “Aptal sarışın” kalıplarını yıkmak
Elle Woods, 2001 yılında hayatımıza giren ve bugün hâlâ ikonikliğini koruyan bir karakterdir. Reese Witherspoon’un canlandırdığı Elle, kalıplaşmış “aptal sarışın” önyargılarını azmi ve zekâsıyla yerle bir eder. Sevgilisi tarafından “yeterince ciddi” bulunmadığı için terk edilen Elle, onu geri kazanmak için Harvard Hukuk’a girmeyi aklına koyar. Eski sevgilisini geri kazanmak için çıktığı bu yolculuk, zamanla Elle’nin kendini bulma serüvenine dönüşür. Gelin, beraber Elle’nin hikâyesine yakından bakalım.
Aptal sarışın kalıbı: Marka giyen, pembe rengi seven, hayatının merkezine alışverişi koyan zengin bir sarışın olan Elle, insanların kalıplaştırdığı bir “aptal sarışın” tiplemesi… Yani, öyle mi? Elle bu varsayımı her fırsatta boşa çıkarıp kendini kanıtlıyor.
Kendini bulma yolculuğu: Terk edildikten sonra Warner’ı yeniden kazanmak için azimle çabalayan Elle’nin hikâyesi, “aşkını geri kazanmak”tan “kendim için neler yapabilirim?”e dönüşüyor. Yani Harvard’a girdikten sonra asıl keşfettiği şey Warner’dan çok daha önemli: kendisi.
Feminen olmak bir eksiklik değil: Elle, Harvard Hukuk’a kabul edildikten sonra bile asla kendinden vazgeçmiyor. Daha ciddi olmak için ne pembe kıyafetlerinden ne de bakımından vazgeçiyor; kendisi olmaya devam ediyor. Sonuçta başarısını, önyargılara karşı boyun eğip yeni bir kişilik oluşturarak değil, kendisi olarak elde ediyor.
Feminenlik vs. zekâ: Elle’nin en güçlü mesajlarından biri belki de bu: Feminen olmak, zeki veya güçlü olmaya engel değil. Elle, kendinden taviz vermeyerek feminenliğin zekâyı dışlamadığını; kendisi olarak, azimle çalışınca başarabileceğini gösteriyor. Davayı kendi yoluyla çözüme ulaştırıp herkesi kendine hayran bırakıyor.
Elle Woods bize kendimiz olmanın kötü bir şey olmadığını, feminen olmanın güçlü olmaya ve başarmaya engel olmadığını ve başkalarının senin hakkında oluşturduğu kalıpların seni tanımlamasına izin vermemen gerektiğini hatırlatıyor.
-Yağmur Bora



Yorumlar